18 Ocak 2013 Cuma

bu yazıyı facede gördüm çok beğendim sizlerle de paylaşmak istedim


 



Bu akşam eve geldiğimde Eşim Akşam yemeğini servis ediyordu. Elini tuttum ve ona söyleyeceğim şeyler olduğunu söyledim. Masaya oturdu ve sessizce yemeği yemeye başladı. Ve yine Gözlerinde o korkuyu gördüm.

Bir an da kasıldım ağzımı açamıyordum ama düşüncelerimi söylemem lazımdı. Ben boşanmak istiyorum. Sinirlenmedi Sözlerime karşılık vermedi, sadece sebebini sordu.

Bir cevap veremedim ve buna çok sinirlendi elinde ki Çatal Bıçakları fırlattı. Bana bağırdı ve Adam olmadığımı söyledi. Bu akşam tek kelime konuşmadık. Eşim bütün Gece ağladı. Farkındaydım Evliliğimiz ne olacağını merak ediyordu, ama onu tatmin edecek bir şey söyleyemeyecektim. Ben Jane'e aşık oldum, eşimi sevmiyorum artık.

Bu vicdan azabıyla bir Evlilik sözleşmesi hazırladım, Evi, Arabayı ve Şirkettin 30% ona verecektim. Sözleşmeye kısa bir süre baktı ve yırttı. 10 yıl hayatımı paylaştığım bu Kadın bana yabancı olmuştu. Onun harcadığı zamana ve enerjiye üzülüyordum, ama geri dönemezdim, Jane'e çok aşık olmuştum. Sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı, bu benim beklediğim bir tepkiydi. Onun ağlaması benim hafiflememe sebep olmuştu. Bir süredir aklımdan geçiriyordum boşanmayı, bu fikir bende saplantı haline gelmişti ve şimdi bu duyguyu daha da güçlü hissediyordum ve doğru karardı.

Bir sonra ki akşam eve geç gelmiştim ve Eşimi Masada yazı yazarken gördüm. Çok uykum vardı ve Akşam yemeğini yemeden uyumaya gittim. Jane ile geçirdiğim o kadar saat beni yormuştu. Bir ara uyandım ve onu hala yazı yazarken gördüm Masa da. Ama bu benim Umurumda değildi ve başımı çevirip uyumaya devam ettim. .

Ertesi sabah bana Şartlarını yazı halinde sundu. Benden hiç bir şey istemiyordu, sadece boşanmamızı ilan etmek için 1 ay müsaade istedi ve bu zamanda normal bir Aile gibi davranmamızı istedi. Bunun sebebi Oğlumuzun 1 ay sonra Sınavların olması ve bu dönemde ona bu yükü bindirmemekti. Bu kabul edilebilinir. Bir şey daha vardı, benden onu Evlilik Gecesinde onu kapıdan içeriye nasıl taşıdığımı hatırlamaktı, ve 1 ay boyunca her sabah onu Yatak odasında Kapıya kadar taşımamı istedi. Kafayı yediğini düşündüm, ama son günlerimizin iyi geçmesi acısından, kabul ettim.

Sonra bu şartlardan Jane bahsettim, yüksek ses ile gülüp bunun çok saçma olduğunu ve eninde sonunda Boşanmayı kabul etmek zorunda kalacağını söyledi.

Eşimle boşanma konusunu açtığımdan beri Fiziksel temasta bulunmadık. Bu sebepten ilk gün onu kucağıma alıp kapıya götürdüğümde tuhaf bir duygu yaşadım. Oğlumuz arkamızda duruyordu ve alkış yapmaya başladı 'Babam Annemi kucağında taşıyor' bu onu çok sevindirmişti, Sözleri canımı acıtmıştı... Yatak odasından Evin Kapısına kadar 10 metre taşıdım. Eşim gözlerini kapattı ve kulağıma' Oğlumuza boşanmamızdan bahsetme' diye fısıldadı. Bende başımı öne eğerek tamam dedim, ve içime bir üzüntü çöktü. Kapı önünde onu bıraktım Eşim Otobüs durağına gitti ve onu İşe götürecek olan Otobüsü bekledi. Bende tek başıma Ofise gittim.

2. Gün bu oyunu oynamak bize daha kolay gelmişti. Eşim başını Göğsüme yasladı, ve onun kokusunu duydum. Birden Eşime uzun süredir bakmadığımı anladım. Ve onun Evlendiğim zaman ki kadar Genç olmadığını fark ettim. Yüzünde hafif çizgiler oluşmuş saclarına ak düşmüştü. Gecen yıllar öylesine yanından geçmemişti, O an kendime ona bununla neler yaptığımı sordum.

4. Gün onu kucağıma aldığımda bir güven duygusu yaşadım. Bu bana Hayatının 10 yılını Hediye eden Kadın.

5. Gün bu güven duygusu daha da büyümüştü. Bundan Jane bahsetmedim. Günler geçtikçe onu taşımak daha da kolaylaşmıştı, belki de bu sayede yaptığım antrenman dan dolayıdır bu.

Bir Sabah onu ne giyeceğini düşünürken izledim. İsyan ederek her gün kıyafetlerin biraz daha bol geldiğini söyledi. Birden onun ne kadar süzüldüğünü ve kilo verdiğini fark ettim. Demek ki onu her sabah daha kolay taşıyabilmemin sebebi buydu. Birden yüzüme yumruk gibi vurdu. Bu kadar Acıyı ve Üzüntüyü Kalbinde taşıyordu. Farkında olmadan başını okşadım. O an Oğlumuz da geldi ve ' Baba Annemi taşıman lazım ' dedi. Bu hayatımızın bir parçası olmuştu, Babasının Annesini odadan Kapıya taşıması. Eşim Oğlumuzu yanına çağırdı ve ona sıkı sıkı sarıldı. Ben başımı çevirdim, son anda kararımdan vazgeçmek istemiyordum. Onu kucağıma aldım ve Yatak odasından Kapıya kadar taşıdım. Elini enseme koymuştu ve ben onu sıkı sıkı tutmuştum. Tıpkı Evlendiğimiz gün gibi.

Artık Huzursuzlaşmıştım bu kadar kilo vermesinden. Son Gün onu kucağım da taşıdığımda hareket etmedim. Oğlumuz okuldaydı ve Eşime Hayatımızda ki yakınlığın ne kadar eksildiğini söyledim. Ofise gittim arabadan fırladım kapıyı kilitlemeden bunun için zaman yoktu. Her anın kararımı değiştirmesinden korkuyordum ve Merdiven den yukarı koştum, yukarı varınca Jane kapıyı actı. Ona Karımdan boşanmayacağımı söyledim.

Şaşkın bir ifadeyle elini anlıma koydu ve ' Senin ateşin mi var' diye sordu. Üzgünüm Jane ama ben artık boşanmak istemiyorum dedim. Evliliğimizin renksiz kalması sevgi eksikliğinden değil, birbirimizin değerini unuttuğumuzdandı. Şimdi aklıma geldi ki, ona Evlendiğimiz Gün kapıdan içeri taşıyınca ömrümün sonuna kadar Sadakat yemini verdiğimi.. Jane olayı anlayınca yüzüme bir tokat attı ve kapıyı kapatarak ağlamaya başladı. Hemen aşağı koşup ilk Çiçekçiye gidip Eşime bir Buket çiçek aldım, üzerinde ki Karta da'''seni her Sabah hayatımın sonuna kadar taşıyacağım'''' .

Eve vardığımda yüzümü bir gülümseme kapladı, elimde Çiçeklerle yatak odasına gittim ve Eşimi yatağın üstünde Ölü buldum. Eşim aylardır Kanser ile savaşıyordu ve ben Jane ile ilgilenmekten bunu fark etmemiştim. Fazla yaşamayacağını bildiği için, beni Oğlumun bana negatif tutumundan korumaya çalışmıştı . En azından Oğlumun gözünde iyi bir Eş olarak kalmamı istemişti.

İlişkide ki küçük şeylerdir önemli olan. Villalar, arabalar çok paralar değil . Bunlar hayatı kolaylaştırır ama asla Mutluluğun temeli olamazlar.

İlişkine zaman ayır ve ilişkinin güven ve huzur anlamına gelecek şeylere meşgul ol.

Mutlu bir beraberlik yaşa.

Bunu Paylaşmazsan sana birşey olmaz..
Ama paylaşırsan belki bir evlilik kurtarırsın.
Çoğu Hayatların yıkılmasının sebebi, İnsanları hedefe ulaşmaya az kala pes etmesindendir.

24 yorum:

  1. Bunu ilk okuduğumda ki gibi aynı şekilde tüylerim diken diken olarak okudum.Herkesin ders çıkarması gereken muhteşem bir hikaye..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence de ben çok etkilendim gerçekten

      Sil
  2. Etkileyici ve bir o kadar da ders verici nitelikte...
    Paylaştığın için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okuduğunuz için ben teşekkür ederim

      Sil
  3. Daha öncede okumuşum gibi geldi gerçekten çok etkileyici bir hikaye =)

    YanıtlaSil
  4. Çok etkilendiğim.Hem de çok..Öyle zor bir imtihan ki Rabbim kimseye yaşatmasın.Elhamdülillah ben bu kadar geç kalmadım.

    YanıtlaSil
  5. İlk okuduğumda da tüylerim diken diken olmuştu, şimdi de aynı hissi yaşadım. Ben buna kadının gücü diyorum. Bunu çocuğu için yapan canlı, güçlü, karakterli bir KADIN...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen çoçuğu için ,eşi içinde fedakarlık etmiş gibi geldi bana

      Sil
  6. çokkkk güzellmişş:)
    ölümün ne zaman gelecegı bellı olmuyor
    bunu untmadan yasamak lazım:)
    sevgıler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ölümü unutmadan yaşasak zaten herşey daha başka olurdu ama bazen herşey çıkıyor kafamızdan

      Sil
  7. paylasımınız için tesekkurler.takipteyim.bende beklerim:)

    YanıtlaSil
  8. Çok etkilendim ,herkezin bunu okuması ve ders çıkarması lazım paylaşımın için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okuuğunuz için ben teşekkür ederim sevgiler

      Sil
  9. ben geldimmm, arkadaşım nasıl güzel damardan bir paylaşım olmuş, sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  10. İlişkiye zaman ayırmak lazım kesinlikle. aynı evin içinde iki yabancı oluyor insanlar bir süre sonra. her şey rutinleşiyor malesef. ilişkiyi canlı tutmak gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen öyle aslında çok zor değil ama malesef bazen bazı şeyleri yaşıyoruz

      Sil
  11. uzub bir yazıydı ama hiç üşenmeden okudum :)
    her satırını merak ettim..
    ve sona yaklaştıkça sevindim adam karıısna dönüyor dedim...
    ama sonuç çok kötü oldu...
    bide bunun nicdan azabı var...
    adam yıkılmıştır...

    oaylaşım için teşekkürler canım...

    hayat çok kısa her anı güzel geçirmek lazım...
    uzun süre küs kalmamak lazım...
    ay çok fena oldum şimdi......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de duygulandım okuduğumda ve sizlerle paylaşmak istedim .. okuduğun ve beğendiğin için ben teşekkür ederim canım

      Sil